Monthly Archives: Nisan 2009

Ev kızı oldum

Ev erkeği de. Perşembe gününden beri Edirne’deyim. Pazartesi ya da Salı günü İstanbul’a geri döneceğim. Sonra Cuma günü tekrar Edirne. Şanslıyım ki İstanbul Edirne arası kısa bir mesafe. Yol sıkıcı değil, hatta çoğu zaman yolun nasıl geçtiğini anlamıyorum bile. Neden ev kızı oldum? Pazara, markete gidiyorum. Ayrıca yemek yaptım bugün!…

Edirne’deyim

Bir yağmur, bir güneş, bir yağmur, bir güneş. Nasıl güzel bir yoldu yine… Baharın yeşillikleri tüm Trakya’yı sarmış. Yol bomboş, müzik muhteşem. Daha ne isteyebilirdim ki! Geldiğim yerde morallerin iyi olmasından başka. İlk başta bir gerginlik oldu. O gerginlik de ancak 2-3 saat sonra geçebildi. Korkmamak elde mi? Vücudunda can…

Karar verdim

Dövmemin ne olacağına. Çok hızlı oldu değil mi? Yılların kararsızlığından sonra. Babamın adını yazdıracağım. Çok ciddiyim. Hayatımda değişmeyecek tek gerçek erkek o çünkü !

KafePi

KafePi, Asmalımescit. En eskiden Taps’di, gitmedim hiç, sonra TOCC oldu o haline de gitmedim sadece önünden geçtim. Şimdi olmuş KafePi. Sempatik bir yer. Duvarlarındaki eskitme ya da gerçekten eskiden kalma motifler muhteşem, bir ara kendimi alamadım bakmaktan. Yemekler ya da Tülinimine ihanet ederek içtiğim Öküzgözü DLC şarabından ziyade KafePi ile…

Coldplay aşkım

Neden hala Türkiye’ye gelemediklerine şaşırıyorum. Organizatörler farkında değil mi Colplay için insanların stadyumları hınca hınç dolduracaklarını. Şahsen ben en az 15 kişi ile giderim konsere:) Üniversite sınavına hazırlanırken ilk MTV’de izlemiştim videolarını. Geri saran bir kazanın görüntüleri vardı. The Scientist. Daha sonra Clocks ile sarsıldım. Hala da her dinlediğimde aynı…

Dün-bugün

Dün Tülin’ciğimle İstanbul Film festivali açılışındaydık. Film gösterimi öncesinde festivalde gösterilecek filmlerden oluşturulmuş mix tanıtım filmleri, Türk sinemasına emek vermiş kişilere verilen onur ödülleri, Candan Erçetin, Melike Demirağ ve Şevval Sam şarkıları sıradandı. En sevdiğimiz kısım, bu sene kaybettiğimiz sinemacıların resimlerinin sırayla geçişi ve alkış tufanı. Tülin ile sanki oraya…

İşte ben…

Aktif, dinamik, heyecanlı:)) Birkaç hafta önce spontane bir şekilde Maide ile kahve içmeye diye çıktık ve benim salak ama beni çok seven arabam bizi taaa Kilyos sahiline kadar götürdü. Çok keyifliydi, Maide arabada sigara içemediği için deliriyor ama yapacak bir şey yok…

Acilen

Üşenmeyip ve araştırıp bir fotoğraf makinesi almalıyım kendime. Bozulanı tamir ettiremiyorum. Ama bu arada çok güzel şeyleri hep kaçırıyorum. 2 dk’da bir şu an bilgisayarımdan gözümü kaldırıp ormana bakarken önümden uçup geçen kuşları çekmek istiyorum. Yolda 120 km hız ile giderken bir şey gördüğümde hızlı bir frenle sağa çekip hemen…