Monthly Archives: Aralık 2010

Konya Mutfağı

Konya gezisini yazmaya başladığımda 3. sayfaya ulaşınca panik oldum. Tamam ben yazarken keyif alıyorum da bu kadar uzun yazıyı kim okuyacak? Bu sebeple 2’ye bölmeye karar verdim. Önce gezi, sonra da yediğimizi, içtiğimizi anlatmak üzere Konya mutfağı. Hep duyuyordum ününü. Şimdi ara ara gözüme unutulmaz fırın kebabının görüntüsü geliyor… Haydi…

Şeb-i Arus, Konya

Size Konya şekeri değil Mevlana sevgisi getirdim… Son bir iki yıldır büyük ihtimalle Elif Şafak’ın kitabı sonrasında herkes için olduğu gibi bende de Konya’ya gitme isteği oluştu. Bunu dile getirdiğimde Berna e hadi araştıralım ve gidelim dedi. Nitekim hızlıca uçak, otel organizasyonu yapıldı, grup Nazan, Ruken ve Ahmet’in katılımı ile…

Cihangir’de Fransız ezgisi Rose Marine.

Hep böyle oluyor. Eve gitmeye niyetleniyorum. Maide’yi önce eve bırakacağım derken hadi bir tur atalım boğazda diyorum. O tur Bebek’ten taa Cihangir’e kadar uzanabiliyor. Yine yoldan çıktık, yine eve gidip TV karşısında uyuklamak yerine yine bir yerlerde bir şeyler yiyip içmekteyiz… Cihangir’e gitme fikri boğazda arabayla dolaşırken acaba bir yerde…

Kim Kuyruksuz?

5 yıl önce sıcak mı sıcak bir Ağustos gününde girdin hayatıma. Hep siyah gıcır gıcır bir renkte olmanı istemiştim ancak babişkom beyaz al, çarparsan kolayca boyatırız diye seni seçtirdi. Kötü de olmadı tabi, tamponunun çok özür dileyerek ve çok da üzülerek birkaç kez çizilmesine neden oldum. Hemen affettin hatta hiç sesini…

Sonbaharda Edirne

Her mevsim güzel benim memleketim. Bahar aylarında ayrı bir güzel. Hele ki sonbaharda hüzün de kaplasa görülmeye değer. Gitmeyenlere hatırlatma olsun. Gezilecek, görülecek, yenilecek, alınacak çok şey var Edirne’den. Arabayla 2 saatte, direkt TEM’den ulaşım mümkün. Otobüs ile gidecekler için ise 16 TL olan biletler ise sudan ucuz. Çok fazla…