Monthly Archives: Şubat 2012

Selanik’in en iyi mezecisi

Selanik’in en iyi mezecisi

Selanik’e  ikinci, Yunanistan ülkesine ise 6. ziyaretim. Selanik’e ilk gidişimde  klasik bir İtalyan restoranında yemek yemiştim. Bu sefer daha bilinçliyiz. Yunan alfabesi ile yazılmış olan ismini kolaylıkla çözemesek de Ladadika meydanındaki Foul Tou Meze‘ye biraz da rastlantı sonucu ulaşıyoruz.  Mezelerin seçimi İpek’e bırakıyoruz. Nasıl olsa çeşit çeşit bir şeyler gelecek…

Kayak tatili önerileri

Ya hastalık ya da vakitsizlik nedeniyle 2 senedir kayağa gidemiyorum. Bu sene de şu ana kadar gidebilmiş değilim ancak bu yazı ile hasretimi biraz gidermeyi planlıyorum. Bakarsınız alternatiflerden birinde bulurum kendimi. Uçak bileti bulmak eskiye nazaran artık daha ekonomik bir biçimde gerçekleşse bile, otel fiyatları, yeme-içme, kayak takımları, ski pass…

Çerçeve yok, içindesin… Sen Van Gogh’sun…

Öyle bir sergi bu işte, ona çok yakın hatta kendini onun gibi hissettiğin bir sergi. Van Gogh Alive! Aslında önce Florian sayesinde Paul Gauguin’e hayranlığım başlamıştı. Ve onun hayatı, ailesini bırakıp Tahiti’ye kaçması. Ve Van Gogh ile arkadaşlıkları, Vincent’ın kulağını kesmesinin sebebi, kavgaları… Sonra  Amsterdam‘da Van Gogh müzesi gezisi. Onun…

Kapalıçarşı gözüm sana aşık

Soğuk bir kış günü. Hem de ne kış! Kat kat giyinip sokaklardayım. Uzun zaman olmuş böyle kendimi özgür hissetmeyeli. Ayağımda botlar, sırt çantam, berem, eldivenim, cebimde İstanbul kart’ım. Gez babam gez, hava soğuk olsa da gez. İstikamet belli, uzun zamandır hayalini kuruyorum. Özledim. Beyoğlu’ndan önce Tünel’den Karaköy’e, Karaköy’den de şıp…