5 yıl önce sıcak mı sıcak bir Ağustos gününde girdin hayatıma. Hep siyah gıcır gıcır bir renkte olmanı istemiştim ancak babişkom beyaz al, çarparsan kolayca boyatırız diye seni seçtirdi. Kötü de olmadı tabi, tamponunun çok özür dileyerek ve çok da üzülerek birkaç kez çizilmesine neden oldum. Hemen affettin hatta hiç sesini bile çıkarmadın.Küçük olduğun için seni daha çok sevdim. İstanbul’un dar ...
Anne ben Meganeomani oldum!
1 saatlik bir uyku, şişmiş, kapanmak üzere gözler, sıkıştırılmış bir bavul. Sabahın erken saatinde Maslak'ta buluşma. Tanıdık ve tanımadık yaklaşık 30 kişilik bir grup. Yol yapacağız yeni model Megane'larla birlikte Meganomani nedir anlayacağız. Nereye varacağımızı biliyorum, ne yapacağımızı pek değil. Birkaç gün evveline dönersek, neden istiyorsun diye sormama bile gerek kalmadan şıp diye benden ev adresimi alan bir arkadaşım. Akabinde Megy isimli ...
Türk Telekom Arena’da buluşmaya çok az kaldı
Her gün önünden geçiyorum, sabah ve akşam, yağmurda, gün ışığında, gece karanlığında. Her geçişimde bakıyorum. Trafik araba kullanırken fotoğraf çekmeye müsaitse çekiyorum ki bu hızlı ilerleyişi daha da iyi göreyim diye. Hayal ediyorum inşaat bittikten sonra nasıl yapıldığına dair gerçekleşecek olan fotoğraf sergisini, belki belgeselini izlemeyi... Ezelden Galatasaraylıyım. Fenerbaçeli bir babanın, Beşiktaşlı bir annenin Galatasaraylı kızıyım. Hep sevdim futbolu, zaman ...
Müze’nin Kahvesi…
Günlerden Pazar, istikamet Sultanahmet. Artık trafiğe de kapalı olduğu için eskiden arşınlamaya bayıldığım ara sokaklar arasında arabamı Topkapı Sarayının en yakınına kadar götürüp, park etmeye çalışıyorum. Hava sıcak ve sanırım gün içinde daha da sıcak olacak. Sarayın ana kapısından girer girmez eskiden ne olduğunu bilmediğim ancak şimdi müthiş bir kafe, restoran olmuş olan karakol binasına doğru ilerliyoru. Bilkent Kültür Girişimi'nin ...
Aktif, Dinamik, Heyecanlı
Her zaman! Baharı yaşayamadan yaza giriyoruz yine. Unuttuk o Nisan'da akşam üzeri yağan yağmurları, sonra yeniden açan güneşi, toprağın kokusunu... Çocukluktan kalan tüm mevsimler uzakta artık. Yeni bir çağ yaşanıyor. Günler ve yaşam hızlıca ilerliyor. Yakalayabilene aşk olsun! Hayatımızın tadı şimdi başka şeylerle çıkıyor. Bundan 20 yıl sonra da aşağıdakileri özlemle anacağım eminim. Geçtiğimiz Pazar günü koştur koştur Chill-Out Festival için ...
Bir Parça İtalya…
İki ayak bir pabuçta İtalya gezilir mi? İtalya’ya doyulur mu? Olmaz. Ama başka alternatif yok. Hem bu gezi de değil, iş için fuara gidiyoruz Rimini’ye, Adriyatik kıyısına. Bundan 3 yıl önce de aynı fuara gitmiştim, İtalya’ya ilk gidişimdi ve aşık olmuştum. Şimdi aşkımı perçinleme zamanı… Samuray ile bavullarımıza ne koyduğumuzu bile bilmeden havaalanına doğru gidiyoruz. Blue Panaroma havayolları ile bir ...
Kuyruksuz Uçurtma BÖ’de Finalde!
Kuyruksuz Uçurtma'm 2010 Blog Ödülleri yarışmasında Gezi kategorisinde finale kalan bloglar arasında! Heyecan dorukta! Bugün ilk 3'e girenlere email ile 8 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül törenine davet gönderilecek. Kimse kaçıncı olduğunu Cumartesi gününden önce bilemeyecek. Benim gibi heyecanlı bir tip herhalde zor yaşar Cumartesiye kadar, eğer ilk üçe giden maillerden biri de bana gelirse. Ha eğer gelmez ise ...
Deniz, güneş ve anason kokusu…
Özlemini çekiyorum şu sıralar. Hayal ediyorum, güneye gitmişim. Uçakla Dalaman’a, oradan arabayla Üçağız’a, oradan da pansiyonun teknesi ile Kaleköy’e. Yol yormuş gözlerimi, o koydan bu ormana bakacağım diye kendimi şaşırmışım. Hiçbir şeyi kaçırmak istemiyorum, tüm koyları incelemek, ne kadar bol kuş varsa hepsini görmek, ne kadar ulu çam varsa hepsini gökyüzü ile birleştirmek istiyorum. Pansiyona çantayı atar atmaz denizde buluyorum ...